
Anksiyete, kişinin tehlikeli olarak gördüğü durumlar karşısında verdiği doğal bir duygusal tepkidir. Günlük hayatta “kaygı”, “endişe”, “stres”, “gerginlik” veya özellikle küçük çocuklarda “korku” gibi farklı ifadelerle de tarif edilebilir.
Aslında anksiyete herkesin zaman zaman yaşayabildiği normal bir duygudur. Hatta belirli düzeyde olması, hayatta kalabilmemiz ve hedeflerimize ulaşabilmemiz açısından gereklidir.
Anksiyete, beynimizin tehlike algıladığı durumlarda bizi hazırlayan bir alarm sistemidir. Ani bir ses duyduğumuzda ya da beklenmedik bir durumla karşılaştığımızda bedenimiz hızla tepki verir. Bu tepki sayesinde kendimizi koruyabilir ve uygun davranışı geliştirebiliriz.
Bu süreç oldukça kısa sürede gerçekleşir. Kalp atışlarının hızlanması, dikkat artışı ve bedensel hazırlık gibi değişiklikler aslında bizi korumaya yöneliktir.
Ancak burada önemli olan nokta, her durumun herkes için aynı anlamı taşımamasıdır.
Anksiyete Neden Ortaya Çıkar?
Anksiyete her zaman gerçek ve somut bir tehlikeye bağlı değildir. Kişinin bir durumu nasıl değerlendirdiği, kaygının ortaya çıkıp çıkmamasını ve şiddetini belirler.
Bu konuya daha detaylı bakmak isterseniz Anksiyete (Kaygı) Bozukluğunun Nedenleri Nelerdir? sayfasını inceleyebilirsiniz.
Örneğin bir sınav durumu:
- “Geçemezsem hiçbir şey başaramam” şeklinde düşünmek, yoğun kaygıya yol açabilir
- “Geçebilirsem iyi olur, geçemezsem başka yollar denerim” düşüncesi ise daha dengeli bir kaygı oluşturur
Bu örnek şunu gösterir:
Anksiyete çoğu zaman olaydan çok, olaya yüklenen anlamla ilişkilidir.
Belirli düzeyde kaygı, kişiyi harekete geçirir ve sorumluluk almasını sağlar. Ancak kaygı çok yoğun olduğunda zorlayıcı hale gelebilir.
Çocuklarda Anksiyete Nasıl Görülür?
Çocuklar da gelişimlerinin belirli dönemlerinde kaygı ve korku yaşayabilirler. Bu durum çoğu zaman gelişimin doğal bir parçasıdır.
Bazı çocuklar kaygılarını açıkça ifade edebilirken, bazıları bunu gizleyebilir ya da ifade etmekte zorlanabilir.
Özellikle küçük çocuklarda kaygı şu şekilde görülebilir:
- Huysuzluk
- Ağlama
- Hırçınlaşma
- İçe kapanma
- Nedeni anlaşılmayan huzursuzluk
Bu belirtiler her zaman bir sorun olduğu anlamına gelmez. Gelişimsel süreçte ortaya çıkan bazı korkular zamanla kendiliğinden azalabilir.
Kaygının davranışlara nasıl yansıdığını daha detaylı incelemek için Anksiyete Belirtileri Nelerdir? sayfasına göz atabilirsiniz.
Ne Zaman Endişe Edilmeli?
Bazı durumlarda kaygı, çocuğun günlük yaşamını etkilemeye başlayabilir.
Aşağıdaki durumlarda değerlendirme yapmak uygun olabilir:
- Kaygı yaşıtlarına göre daha yoğun veya sık görülüyorsa
- Uzun süre devam ediyorsa
- Çocuğun yapmak istediklerini engelliyorsa
- Okul, sosyal yaşam veya aile ilişkilerini etkiliyorsa
- Çocuk kaygıyla baş etmekte zorlanıyorsa
Bu gibi durumlarda çocuğun yaşadığı kaygıyı anlamak ve uygun şekilde desteklemek önemlidir.
Kaygının nasıl ele alındığı ve destek süreci hakkında bilgi almak için Anksiyete (Kaygı) Bozuklukları Nasıl Tedavi Edilir? sayfasını inceleyebilirsiniz.
Değerlendirme ve Randevu
Anksiyete belirtilerinin erken fark edilmesi ve çocuğun yaşadığı kaygının doğru şekilde değerlendirilmesi, duygusal ve sosyal gelişim açısından önemlidir.
İstanbul Üsküdar Acıbadem’de çocuk psikiyatrisi alanında hizmet veren Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzm. Dr. Tuğba Eseroğlu Söylemez tarafından yapılan değerlendirme ile çocuğunuza özel bir yaklaşım planlanabilir.
Randevu oluşturmak ve detaylı bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Randevu ve iletişim bilgileri için tıklayın.