
Ayrılık anksiyetesi, çocukların gelişim sürecinde belirli dönemlerde görülebilen ve çoğu zaman normal kabul edilen bir kaygı türüdür. Özellikle bağlanmanın oluştuğu dönemden sonra, yani yaklaşık 8-14. aylardan itibaren çocukların bakım verenlerinden ayrıldıklarında huzursuzluk yaşamaları beklenen bir durumdur.
Bu dönemde yaşanan kaygı, çocuğun kendisini korumaya yönelik doğal bir tepkisi olarak değerlendirilebilir. Çocuk büyüdükçe ve kısa süreli ayrılık deneyimleri yaşadıkça bu kaygının genellikle 3-4 yaş civarında azaldığı ve ortadan kalktığı görülür.
Kaygının genel yapısını daha iyi anlamak için Anksiyete (Kaygı) Nedir? sayfasını inceleyebilirsiniz.
Ayrılık anksiyetesi bozukluğu, çocuğun bakım vereninden ayrılmaya karşı yaşına uygun olmayan düzeyde yoğun kaygı yaşaması durumudur.
Eğer kaygı:
- Çocuğun gelişim düzeyine göre aşırıysa
- 3-4 yaş sonrasında devam ediyorsa
- Günlük yaşamı belirgin şekilde etkiliyorsa
bu durumda bir çocuk psikiyatrisi tarafından değerlendirme yapılması önerilir.
Ayrılık Anksiyetesi Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?
Ayrılık anksiyetesi bozukluğu olan çocuklarda bakım verenden ayrılma durumlarında yoğun kaygı ve çeşitli davranışsal tepkiler görülebilir.
Sık görülen belirtiler şunlardır:
- Evden ayrılma sırasında yoğun ağlama ve huzursuzluk
- Okula gitmek istememe
- Ebeveynlerinden ayrılmaya direnme
- Ebeveynlerin başına kötü bir şey geleceği düşüncesi
- Yalnız kalamama
- Sürekli ebeveynin yanında olma isteği
- Yalnız uyuyamama, kâbuslar görme
Bazı çocuklarda kaygı yalnızca davranışlarla değil, bedensel belirtilerle de kendini gösterebilir:
- Karın ağrısı
- Baş ağrısı
- Bulantı veya kusma
Bu belirtiler 1 aydan uzun sürüyorsa ve çocuğun yaşamını etkiliyorsa değerlendirme gerekir.
Kaygının farklı belirtilerle nasıl ortaya çıktığını görmek için Anksiyete (Kaygı) Bozukluğu Belirtileri Nelerdir? sayfasını inceleyebilirsiniz.
Hangi Yaşlarda Görülür?
Ayrılık anksiyetesi gelişimsel olarak küçük yaşlarda başlayabilir. Ancak bozukluk düzeyinde değerlendirilen durumlar genellikle:
- Oyun çağı döneminde fark edilmeye başlar
- Okula başlama sürecinde belirgin hale gelir
- En sık 7-12 yaş aralığında klinik başvuruya neden olur
Kız çocuklarında daha sık görüldüğü bilinmektedir.
Günlük Yaşama Etkileri
Ayrılık anksiyetesi bozukluğu çocuğun günlük yaşamını çeşitli alanlarda etkileyebilir:
- Okula uyum sorunları
- Okul reddi
- Sosyal ortamlardan kaçınma
- Aileye aşırı bağımlılık
Özellikle okula başlama döneminde ortaya çıkan sorunlar, çoğu zaman “okul reddi” olarak değerlendirilse de altta yatan neden ayrılık anksiyetesi olabilir.
Ne Zaman Uzman Desteği Alınmalıdır?
Aşağıdaki durumlarda değerlendirme önemlidir:
- Kaygı uzun süre devam ediyorsa
- Günlük yaşamı belirgin şekilde etkiliyorsa
- Çocuk ayrılma durumlarına yoğun tepki veriyorsa
- Okula gitmeyi reddediyorsa
Tedavi sürecinin nasıl ilerlediği hakkında bilgi almak için Anksiyete (Kaygı) Bozuklukları Nasıl Tedavi Edilir? sayfasına göz atabilirsiniz.
Tedavi edilmediğinde ortaya çıkabilecek etkiler için Anksiyete (Kaygı) Bozuklukları Tedavi Edilmezse Ne Olur? sayfasını inceleyebilirsiniz.
Değerlendirme ve Randevu
Ayrılık anksiyetesi belirtilerinin erken fark edilmesi ve doğru değerlendirme yapılması, çocuğun duygusal ve sosyal gelişimi açısından önemlidir.
İstanbul Üsküdar Acıbadem’de çocuk psikiyatrisi alanında hizmet veren Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzm. Dr. Tuğba Eseroğlu Söylemez tarafından yapılan değerlendirme ile çocuğunuza özel bir yaklaşım planlanabilir.
Randevu oluşturmak ve detaylı bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Randevu ve iletişim bilgileri için tıklayın.